neveser-resim.jpg

Sanatçı Neveser Özenbaş’ın  10.03.2014- 29.03.2014 tarihleri arasında;  Galeri Artist LAB’ da açtığığı  “ Sıkışmış Bireysellikler ” sergisi.
Post-modernizm zaman ve mekan üzerine yeni sorgulama kanalları açarak, bu kavramların modern disipliner düşüncenin sınırlayıcı ve kuşatıcı niteliklerini oluşturduğunu ileri sürmüştü. Mekanlar insanların gördükleri şiddetin sonuçlarını gizleyebilmekte ve günlük yaşam içerisinde iktidarı, disiplini ve baskıyı içerebilmektedir.

 Birey ve toplum baskı altında tutulmak için zamanın ve mekanın nasıl kullanıldığına dair birçok örnekler yakın geçmişten bugüne birçok araştırmaya da konu edilmiştir – Okul, fabrika, kışla, mahkeme, tımarhane, hapishane vb.
Yaşamın başat konularından birisi olarak kent ve kent yaşamına dair olgular, doğal olarak çağdaş sanatta da sık ele alınan konulardan birisi ve şimdi bunun nedenleri ve çıktıları üzerine düşüneceğimiz bir noktada bulunuyoruz:

  Neveser Özenbaş’ın son serisi. Zira sanatçı kent olgusu etrafında oluşturulan modern manzaralar, kent yaşamı, soylulaştırma, yıkım gibi konular ve bunların bireyin psikolojisi üzerinde yarattığı etkiler üzerine odaklandığı bir üretim çıktısını izleyicisiyle paylaşıyor. Peki kent ve birey ilişkisi; ve ardından Özenbaş’ın son serisi üzerine ne gibi çıkarsamalar yapabiliriz?  

resim sergisi

  Mekanların sürekli hareket halinde oluşu, post-modern dönemde ortaya çıkan ve gün be gün hızlanan bir ivmeye sahiptir. Siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel nitelikleriyle mekanlar, toplumun tüm sınıflarını içerisinde barındırır.

Böylece insanoğlu sadece mekanları dönüştürmez ve şekillendirmez, aynı zamanda onun içerisinde dönüşebilir ve değişebilir. İşte Neveser Özenbaş mekanların hareketliliğini ve bunun insanları nasıl dönüştürdüğünü ve değiştirdiğini görünür kılmakta ve bu duruma dair bir farkındalık yaratmaktadır.


Kentler mağazaları, kitapçıları, sanat galerileri, sinemaları, tiyatroları, kütüphaneleri, kafeleri, barları, restoranları, pastaneleri vs. ile kültürel, siyasal ve sanatsal sosyalleşmenin ana-arterleridir.

Ayrıca sanatın, özgürlüğün, kalabalıkların, yalnızlığın, protestoların, yürüyüşlerin ve toplantıların da merkezidir. Ticaretin de fazlasıyla egemen olduğu kent yaşamının akışı aynı zamanda hırsızlığın, kabalığın, uyuşturucunun ve kavgaların da zemini olmakta.

  Bu çeşitliliğin, farklılığın ve çokkültürlülüğün mekanı, iktidar için kontrol altına alınacak ve bireyin yaşamının takip edileceği bir mekan işlevini de görecektir.
Fırat ARAPOĞLU’nun kaleminden…

Neveser Ozenbas, 154x207 cm.

135X100 cm (4)    135X100 cm (5)